Anaokulu Saatleri ve Çocuklarda Uyku Düzeni
Kreşe ya da anaokuluna başlayan bir evde ilk bozulan şeylerden biri uyku. Sabah yedi buçukta kalkması gereken çocuk gece on birde yatakta dönüyor, hafta sonu ikisi birlikte on bire kadar uyuyor, pazartesi sabahı aynı sahne tekrarlanıyor. Çoğu zaman mesele birkaç saatin yerini değiştirmekle hallediliyor.
Yaşa göre ne kadar uyku
Aşağıdaki aralıklar gece ve gündüz uykusunun toplamı. Çocuklar bu aralığın alt ya da üst ucunda olabiliyor; aynı evde büyüyen iki kardeş arasında bile fark çıkar.
- 1-2 yaş: genelde günde 11 ile 14 saat arası
- 3-5 yaş: genelde 10 ile 13 saat arası
- 6 yaş ve üzeri: genelde 9 ile 12 saat arası
Saat tutmadan da anlaşılıyor. Sabah kendiliğinden uyanıp keyifli kalkan, arabada beş dakikada sızmayan, akşamüstü her şeye ağlamayan çocuk yeterince uyuyor demektir. Uykusuz çocuk her zaman uykulu görünmez. Bir kısmı tam tersine hareketlenir, yerinde duramaz, dinlemez. Veliler bu hali sık sık dikkat sorunu sanıyor.
Öğle uykusu kaç yaşına kadar sürer
Çoğu çocuk öğle uykusunu üç ile beş yaş arasında kendiliğinden bırakıyor. Bazıları iki buçukta bırakıyor, bazıları beş buçukta hâlâ bir saat uyuyor. Bırakma süreci de düz gitmiyor: çocuk iki hafta hiç uyumuyor, sonra bir hafta yeniden uyuyor, ailenin kafası karışıyor.
Gündüz uykusu kalktığında gece uykusu uzuyor ve akşam yatma saati öne kayıyor. Bu geçişte akşamüstü çöküşleri oluyor; çocuk altıda yemek masasında ağlamaya başlıyor. Yatma saatini bir süre yedi buçuğa çekmek o dönemi rahatlatıyor.
Okulda uyumayan çocuk
Evde öğleden sonra bir saat uyuyan çocuk okulda hiç uyumuyor olabilir. Ortam yeni, yanında başka çocuklar var, perdeler kapanmıştır ama yirmi çocuğun nefesi duyuluyor. Çoğu kurumda uyumayan çocuk yatağında sessiz kalıyor ya da ayrı bir köşede kitap karıştırıyor.
Kurumlar bu konuda ikiye ayrılıyor. Bir kısmı uyku saatini tüm gruba uyguluyor ve uyumayan çocuğu da bir saat boyunca yatakta tutuyor; gerekçe olarak grubun düzenini ve dinlenmenin kendisini gösteriyorlar. Diğerleri uyumayan çocuğa sessiz etkinlik veriyor. Veliler de ikiye ayrılıyor: bir bölümü çocuğun yatakta boş yere bekletilmesine karşı çıkıyor, bir bölümü uyumasa da yatıp dinlensin diyor. İki yaklaşım da kendi içinde tutarlı, ama kurumun hangisini uyguladığını kayıt sırasında öğrenmeniz gerekiyor.
Gün içinde hiç uyumayan çocuk eve geldiğinde dörtte sızabiliyor. Dört buçukta uyuyan çocuk akşam yemeğini kaçırıyor, altıda kalkıyor ve gece on bire kadar açık kalıyor. Böyle günlerde uykuyu yarım saatte kesip çocuğu kaldırmak ve yatış saatini öne almak işe yarıyor.
Okulda uyuyup akşam yatmayan çocuk
Tersi durum daha sık şikâyet konusu. Kurumda saat on üçte yatan, on beşte kalkan çocuk gece on bire kadar yatakta oynuyor, su istiyor, tuvalete gidiyor. İki saatlik gündüz uykusu dört beş yaşındaki bir çocuk için fazla gelebiliyor.
İlk konuşulacak yer kurum. "Çocuğumu on dört buçukta kaldırabilir misiniz" sorusu çoğu yerde karşılık buluyor, çünkü öğretmen de o çocuğun akşamını biliyor. Kurum "uyku saati herkes için aynıdır" diyorsa pazarlık payı kalmıyor; o zaman ev tarafına bakmak gerekiyor. Sabah kalkış saatini her gün aynı tutmak ve akşam yemeğini, banyoyu yarım saat öne almak elinizdeki iki ayar. Yatış saati genelde akşam rutininin ne zaman başladığına göre kayıyor.
Sabah düzenine geçiş
Yaz boyunca gece on birde yatan çocuk, okulun ilk günü yedide kalkmaya hazır olmuyor. Okul başlamadan iki üç hafta önce yatış ve kalkış saatini her gün on beş dakika öne çekmek bu geçişi kolaylaştırıyor. Sabah perdeyi açmak ve ışığı odaya almak çocuğu uyandıran şeylerden biri. Kahvaltının masada hazır olması da zaman kazandırıyor.
Sabahlar genelde uykudan çok başka bir yerde kilitleniyor. Çocuk kapıda ayakkabısını giymeyi reddediyor, çorap pürüzlü geldiği için ağlıyor, mont istemiyor. Giyeceklerin akşamdan hazırlanması, resimli bir sabah listesi (tuvalet, giyinme, kahvaltı, diş, çanta) ve çocuğa iki seçenek bırakmak bu kavgaları kısaltıyor.
Hafta sonu düzeni
Hafta sonu kalkış saatinin bir saatten fazla kayması pazartesi sabahını zorlaştırıyor. Cumartesi on bire kadar uyuyan çocuk cumartesi gecesi geç yatıyor, pazar da aynı şekilde gidiyor ve pazartesi sabahı çocuk uyandırılamıyor. Bunu tamamen kuralla yönetmek gerekmiyor; akrabada geçen bir cumartesi gecesi olacaktır. Pazar akşamı yatış saatini normale döndürmek çoğu zaman yeterli oluyor.
Yatma rutini
Aynı sıranın her akşam tekrarlanması çocuğa yatma vaktinin geldiğini anlatıyor: banyo ya da el yüz yıkama, pijama, diş, iki kitap, ışık. Yirmi, yirmi beş dakika yeter. Rutin uzadıkça çocuk onu oyuna çeviriyor; üçüncü kitap, dördüncü su bardağı derken kırk dakika gidiyor. Odanın karanlık ve serin olması, yatağın oyun alanı olmaması yardımcı oluyor.
Çocuk yataktan kalkıp salona geliyorsa, her seferinde az konuşarak odaya geri götürmek en çok işe yarayan yöntem. İlk akşamlar on kez kalkabiliyor; bir hafta içinde sayı düşüyor.
Ekranın etkisi
Yatmadan önceki bir saatte tablet ve televizyon uykuyu geciktiriyor. Ekranın ışığı bir yana, içeriğin kendisi çocuğu uyarıyor; çizgi film bittikten sonra çocuk yatakta onu kafasında sürdürüyor. Çocuk odasında ekran bulunmaması bu işi kolaylaştırıyor. Akşam ekranı tamamen kaldırmak her evde mümkün olmuyor, o zaman en azından son yarım saati kitaba ve karanlığa ayırmak kalıyor.
Okul başlangıcında bozulan uyku
Kreşe ya da anaokuluna başlayan çocukta ilk haftalarda gece uyanmaları, kâbuslar, anneyle yatma isteği ve aylar önce kesilmiş alt ıslatmanın geri dönmesi görülüyor. Gündüzün yorgunluğu ve ayrılık kaygısı geceye taşıyor. Çoğu çocukta bu tablo birkaç hafta içinde yerine oturuyor.
Bu dönemde geçici esneklik vermek, sonra geri almak yaygın bir yol: çocuğun yanında on dakika oturmak, elini tutmak, odanın kapısını açık bırakmak. Üç dört haftayı aşan ve gündüzü de etkileyen bir bozulma varsa öğretmenle oturup okulda neler olduğunu konuşmak gerekiyor. Horlama, ağzı açık uyuma ve gece nefesinin durakladığı izlenimi başka bir başlık; bunlar için çocuk doktoruna, gerekirse kulak burun boğaza gitmek lazım.
Kuruma sorulacaklar
- Uyku saati kaçta başlıyor, kaçta bitiyor
- Uyumayan çocuk bu sürede ne yapıyor
- Her çocuğun kendi yatağı ya da minderi var mı, çarşaflar kim tarafından yıkanıyor
- Oda karartılıyor mu, aynı odada kaç çocuk uyuyor
- Uyku sırasında odada sürekli bir öğretmen bulunuyor mu
- Çocuğumu belirli bir saatte kaldırmanızı isteyebilir miyim
- Çocuğun o gün uyuyup uyumadığı veliye bildiriliyor mu, günlük form ya da uygulama var mı
- Servisle gelen çocuk araçta uyuyorsa rehber personel ne yapıyor
Bir hafta boyunca tutulan uyku notu
Evde uyku tartışması genelde tahminle yürüyor. "Zaten hiç uyumuyor" cümlesi kâğıda dökülünce başka bir tablo çıkabiliyor. Bir hafta boyunca dört şeyi yazın: yatağa girdiği saat, uyuduğu saat, sabah kalktığı saat, gündüz uykusunun süresi. Sonra tek bir şeyi değiştirip bir hafta daha yazın. Hepsini aynı anda değiştirince neyin işe yaradığı anlaşılmıyor. Doktora gitme ihtimali varsa o kâğıt, muayenede en çok sorulan soruların cevabını hazır veriyor.